Bugatti’nin Miami’deki yetkili bayisi, servis işçilik ücretlerine dair yaşanan anlaşmazlığın ardından markaya karşı dava açtı. Bayi, garanti kapsamındaki işler için talep ettiği yüksek işçilik ücretinin Bugatti tarafından kabul edilmemesiyle birlikte, servis yetkilerinin ve yeni araç tahsislerinin iptal edildiğini iddia ediyor.
Miami’deki Braman Motors bünyesindeki Bugatti bayisi, 2024 yılında garanti kapsamındaki parça ödemelerinde artış talep etti ve bu talebin Bugatti tarafından onaylandığını belirtiyor. Ancak esas anlaşmazlık, bayi tarafının garanti kapsamındaki işçilik için saatlik 1.350 dolar talep etmesiyle ortaya çıktı. Görüşmeler sonucunda geçici bir uzlaşmaya varıldığı ve 2025’in ikinci yarısına kadar saatlik 1.100 dolar, sonrasında ise talep edilen 1.350 doların uygulanacağı iddia ediliyor.
Dava dosyasına göre, Bugatti sonrasında bayiyle olan garanti servis yetkisini iptal etti. Gerekçe olarak ise ‘aşırı işçilik ve parça fiyatlandırması’ gösterildi. Marka, Miami’deki bayinin yerine daha düşük maliyetle hizmet sunabilen başka bayilerden aynı kaliteyi sağlayabildiğini belirtti. Ayrıca, bölgedeki müşterilere Braman Motors’un artık garanti servisi sunmayacağına dair bilgilendirme yapılacağı ifade edildi.
Bayi, yalnızca iki adet Bugatti Tourbillon tahsisi alırken, 40 kilometre uzaklıktaki diğer bir Florida bayisinin dokuz adet tahsis aldığına dikkat çekiyor. Her bir yeni Bugatti’nin satış fiyatının 4 milyon doları aştığı göz önünde bulundurulduğunda, bu tür tahsis farklılıkları bayi açısından önemli gelir kaybı anlamına geliyor.
Dava ayrıca Bugatti’nin Florida eyaletindeki bayi ve franchise yasalarını ihlal ederek müşterilerle doğrudan rezervasyon, fiyatlandırma ve sözleşme süreçleri yürüttüğü iddiasını da içeriyor. Bu kapsamda Chiron ve Tourbillon modellerinin satışında üreticinin doğrudan müşteriyle muhatap olduğu öne sürülüyor.
Otomotiv sektöründe lüks segmentteki marka-bayi ilişkilerinde zaman zaman benzer anlaşmazlıklar yaşanabiliyor. Ancak Bugatti’nin Miami bayisiyle yaşadığı bu işçilik ücreti odaklı ihtilaf, hem araç tahsisleri hem de servis yetkileri açısından dikkat çekici bir örnek. Özellikle her iki tarafın da milyoner müşteriler ve yüksek kâr marjları üzerinde hassasiyet göstermesi, sürecin mahkemeye taşınmasına yol açtı. Bu tür davaların, lüks markaların ABD pazarındaki bayi yapılanmalarını ve satış stratejilerini nasıl şekillendireceği önümüzdeki dönemde daha yakından izlenecek. Sonuçta, hem bayi ağlarının hem de müşteri memnuniyetinin sürdürülebilirliği, sektördeki rekabet açısından kritik olmaya devam edecek.