Hertz’in araç kiralama süreçlerinde kullandığı yapay zeka tabanlı hasar tespit sistemi, ABD’de yeni bir tartışmanın odağında. Eski ABD Başkanı John F. Kennedy’nin torunu olan kongre adayı Jack Schlossberg, Hertz’in yapay zekâ ile saptanan hasar ücretlendirmeleri konusunda Federal Ticaret Komisyonu’nu (FTC) harekete geçmeye çağırdı. FTC ise bu talebe yanıt vermedi ve olası bir soruşturma hakkında açıklama yapmayı reddetti.
Hertz, geçtiğimiz yıl UVeye adlı otomatik tarama sistemini devreye aldı. Araçlar, kiralanırken ve iade edilirken bu sistemle taranıyor; yapay zeka, iki tarama arasındaki farkları analiz ederek kiralama süresince oluşmuş olası hasarları tespit ediyor. Ancak, bazı müşteriler sistemin hata oranından ve itiraz süreçlerinin zorluklarından şikayet ediyor.
Kongre adayı Jack Schlossberg, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Hertz’in müşterilere çıplak gözle görülmeyen “mikroskobik hasarlar” için fatura çıkardığını iddia etti. Schlossberg, FTC’nin bu uygulamaların adil olup olmadığını ve tüketicilerin bu ücretlere itiraz edebilme imkânını incelemesi gerektiğini savundu.
FTC yetkilileri, siyasi adayların taleplerine doğrudan karşılık vermediklerini ve herhangi bir soruşturmanın varlığı ya da yokluğu konusunda bilgi paylaşmadıklarını belirtti. Bu durum, iddiaların federal düzeyde resmi bir incelemeye dönüşmediğini gösteriyor.
Hertz, UVeye sistemiyle yapılan taramaların yüzde 97’sinde herhangi bir hasar ücreti yansıtılmadığını, sistemin insanlı kontrollerden daha objektif ve hızlı sonuç verdiğini öne sürüyor. Buna rağmen, sosyal medya ve forumlarda bazı müşteriler, ince çizik ve gözle zor fark edilen hasarlar nedeniyle ücretlendirildiklerini, itiraz süreçlerinde ise muhatap bulmakta zorlandıklarını aktarıyor.
Otomatik hasar tespit sistemleri, sektörde hız ve şeffaflık sağlama iddiasıyla öne çıkarken, yanlış pozitifler ve itiraz süreçlerinin karmaşıklığı gibi konular soru işareti yaratmaya devam ediyor. Henüz bu sistemlerin kötüye kullanıldığına dair geniş çaplı bir veri bulunmasa da, kullanıcı deneyimleri ve bireysel şikayetler çeşitli platformlarda gündeme taşınıyor.
Yapay zeka temelli hasar tespit sistemlerinin araç kiralama sektöründe yaygınlaşması, hem tüketici hakları hem de şirketlerin operasyonel verimliliği açısından yeni bir denge arayışını beraberinde getiriyor. UVeye gibi teknolojiler, teoride tarafsız sonuçlar sunarken, pratikte şikayetlerin ve müşteri memnuniyetsizliğinin tamamen önüne geçememiş görünüyor. Özellikle ABD gibi büyük pazarlarda, otomasyonun müşteri ilişkilerine etkisi ve itiraz süreçlerinin şeffaflığı daha fazla tartışılacak gibi duruyor. Önümüzdeki dönemde sektörün, teknolojiyi uygulama biçimi ve regülasyon otoritelerinin yaklaşımı belirleyici olacak.