Nissan Primera, D segmentinin en ilginç araçlarından biriydi. Geri görüş kamerası, neredeyse her versiyonunda standart olarak sunuluyordu. Üç farklı donanım seçeneği ise navigasyon sistemine sahipti.
Yağmur sensörlü silecekler, kruz kontrol, eller serbest telefon bağlantısı ve sub-woofer, Primera’nın çoğu versiyonunda bulunuyordu. Nissan, bu araçla birlikte kullanıcılarına teknolojik bir şölen sunmayı hedefliyordu ve bu geleneği günümüzde de sürdürüyor.
Ancak Primera’nın cesur tasarımı ve zengin donanımına rağmen, satış rakamları beklenenin altında kaldı. Önceki modellerinin dinamik sürüş özellikleriyle kıyaslandığında, Primera’nın yetersiz performansı da bu durumu açıklayamıyordu; asıl sorun premium segmente olan yönelimdi.
Nissan, bu durum karşısında farklı bir strateji geliştirmek zorundaydı. Çünkü daha küçük ve daha az heyecan verici olan Almera’nın yavaş satışları, Nissan’ın pazar konumunu tehdit ediyordu. Bu nedenle, Nissan yeni bir yön arayışına girdi ve sonuç olarak Qashqai modelini ortaya çıkardı.
Qashqai, Nissan’ın SUV segmentindeki etkisini artırırken, Primera’nın öncülüğünde sunulan teknolojik yeniliklerin de bir yansıması oldu. Bu model, Nissan’ın gelecekteki araçları için bir temel oluşturdu ve markanın yeniden doğuşunu simgeliyor.
Kaynak: Autocar UK