ABD otomotiv pazarında yeni araç stokları, marka bazında önemli farklılıklar göstermeye devam ediyor. Toyota ve Lexus, 36 günlük stok seviyesine gerilerken, Chrysler ise 158 günü aşan stokuyla sektör ortalamasının oldukça üzerinde seyrediyor. Özellikle Stellantis çatısı altındaki markalarda stok fazlası sorunu dikkat çekiyor.
Mart ayında ABD genelinde yeni araç stoklarının ortalaması 79 gün olarak kaydedildi. Bu oran, önceki aylara göre aşağıya çekilmiş olsa da toplam stok adedi 2,89 milyon seviyesine çıkarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1’lik bir artış gösterdi. Stok artışının en dikkat çekici olduğu markalar arasında Chrysler öne çıkıyor. Şirketin stokları, 79 günlük sektör ortalamasının iki katından fazla seviyede bulunuyor.

Stellantis bünyesindeki diğer markalar da benzer şekilde yüksek stok günleriyle öne çıkıyor. Dodge 140, Ram 138 ve Jeep ise 127 günlük stok miktarı ile ABD pazarında stok fazlası yaşayan markalar arasında yer alıyor. Mini (123 gün), Mitsubishi (119 gün), Buick (114 gün) ve Volkswagen (109 gün) gibi Stellantis dışındaki bazı markalarda da yüksek stok oranları görülüyor.

Stok yönetiminde öne çıkanlar ise Porsche (78 gün), Subaru (77 gün), Cadillac (76 gün), Kia (75 gün), Chevrolet ve Infiniti (67 gün), Honda (52 gün), Audi (47 gün) ile Toyota ve Lexus (her biri 36 gün) oldu. Toyota ve Lexus’un düşük stok seviyeleri, üretim ve tedarik zinciri yönetiminde başarılarını ortaya koyuyor.

Mart ayında yeni araç satışları, bir önceki zayıf döneme kıyasla toparlanma gösterdi ve ülkede 1,13 milyon yeni araç satıldı. Ortalama yeni araç liste fiyatı ise 48.667 dolar seviyesine hafifçe geriledi. Bayiler, satış ivmesini korumak için teşviklere yönelirken, araç başına ortalama teşvik tutarı Mart ayında 3.541 dolara, yani ortalama satış fiyatının yüzde 7,2’sine yükseldi.
ABD yeni araç piyasasında stok yönetimi, markaların stratejik başarısını büyük ölçüde etkiliyor. Toyota ve Lexus’un 36 gün gibi düşük stok seviyelerine sahip olması, bu markaların üretim, tedarik ve satış planlamasında ne kadar disiplinli olduklarını gösteriyor. Chrysler ve diğer Stellantis markalarında ise yaşanan stok fazlası, model portföyünün güncelliği ve talep yönetiminin sorgulanmasına yol açıyor. Özellikle Chrysler’in yalnızca Pacifica ve Voyager gibi yaşlı modellere sahip olması, stok fazlasının ardındaki temel nedenlerden biri olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde pazarın teşviklerle mi yoksa yeni modellerle mi hareketleneceği, stok yönetimi açısından belirleyici olacak. Araç fiyatlarının ve teşviklerin seyrine bağlı olarak markalar arasındaki stok farklarının daha da belirginleşmesi mümkün görünüyor.