Williams takım patronu James Vowles, FW48’in ağırlığını azaltmak için gerekli mühendislik çalışmalarının tamamlandığını ancak Formula 1’deki maliyet sınırı nedeniyle bu çözümlerin tek seferde araca uygulanamayacağını açıkladı. Grove merkezli ekip, ağırlık azaltma paketini sezon içinde kademeli olarak devreye almak zorunda kalacak.
James Vowles, The Vowles Verdict adlı YouTube programında yaptığı açıklamada FW48’in ağırlığını azaltmak için gerekli tasarım ve mühendislik çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Vowles’a göre Williams’ın tasarım ekibi, aracı yalnızca minimum ağırlık limitine indirmekle kalmayıp bu limitin de belirgin şekilde altına taşıyabilecek çözümleri hazırladı.
Ancak bu çözümlerin kâğıt üzerinde hazır olması, parçaların hemen piste çıkabileceği anlamına gelmiyor. Asıl zorluk, bu tasarımların fiziksel parçalara dönüştürülmesi ve bunun Formula 1’in maliyet sınırı içinde yapılması.
Vowles, maliyet sınırının modern Formula 1 için olumlu bir uygulama olduğunu ancak takımların tüm yeni parçaları bir gecede üretmesini engellediğini belirtti. Williams teorik olarak tüm hafifletilmiş parçaları hemen üretebilir, fakat bu durum bütçe sınırı altında büyük bir maliyet yaratır.
Sorun Williams’ın üretim kabiliyetinin yetersiz olması değil. Asıl problem, mevcut parçaların çöpe atılması durumunda oluşacak maliyet verimsizliği. Takım, sezon başında üretilmiş parçaları tamamen devre dışı bırakırsa, aynı zamanda yılın ilerleyen bölümü için yeni üretim ihtiyacı da doğacak.
Vowles, sezon başlamadan önce süspansiyon kolları, akslar, upright parçaları ve jantlar gibi birçok bileşenin yeterli stok oluşturmak amacıyla toplu şekilde üretildiğini açıkladı. Bu parçaların belirli kilometre ömürleri bulunuyor ve takım sezonu güvenli şekilde sürdürebilmek için bu stoklara ihtiyaç duyuyor.
Bazı parçalar sezon sonuna kadar dayanmasa da Williams, yeni üretim setlerinin ağırlığı azaltılmış şekilde hazırlanmasını istiyor. Ancak mevcut stok hâlâ kullanılabilir durumdayken bu parçaları tamamen bir kenara bırakmak, maliyet sınırı açısından verimli bir çözüm olarak görülmüyor.
Kaynağa göre Williams FW48, sezon öncesi testlerden önce yaşanan crash test sorunları nedeniyle takımın istediğinden daha ağır bir şekilde sezona başladı. Miami Grand Prix öncesinde bu fazla ağırlığın bir kısmı azaltıldı, ancak aracın gerçek anlamda hafiflemesi için hâlâ uzun bir süreç gerekiyor.
Bu durum Williams için zor bir denge yaratıyor. Takım hangi bölgelerden ağırlık azaltabileceğini biliyor ve mühendislik çözümleri hazır durumda. Fakat üretim zamanlaması, maliyet sınırı ve mevcut parçaların kullanım ömrü birlikte düşünülmek zorunda.
Vowles, aynı yaklaşımın aerodinamik parçalar için de geçerli olduğunu belirtti. Örneğin Williams, mevcut ön kanattan daha fazla ağırlık çıkarabileceğini biliyor. Ancak rüzgâr tünelinde performans açısından daha iyi bir ön kanat gelişimi de hazırlanıyor.
Bu nedenle takımın aynı ön kanadı sadece birkaç kilogram daha hafif şekilde yeniden üretmesi mantıklı görülmüyor. Bunun yerine hem ağırlık azaltımı hem de aerodinamik performans artışı sağlayacak yeni bir ön kanat üretmek daha doğru bir tercih olarak değerlendiriliyor.
Williams, ağırlık azaltma programını sezon boyunca kontrollü şekilde uygulamayı planlıyor. Vowles, takımın yılın geri kalanına yayılan iyi bir çalışma programına sahip olduğunu belirtti.
Bu strateji, FW48’in yaz aylarının büyük bölümünde mühendislik açısından çözümü hazırlanmış ancak henüz tüm parçaları uygulanmamış bir otomobil olarak yarışacağı anlamına geliyor. Bu durum Alex Albon ve Carlos Sainz için doğal olarak hayal kırıklığı yaratabilir.
FW48’in ağırlık sorunu, modern Formula 1’de performans geliştirmenin yalnızca teknik bir mesele olmadığını gösteriyor. Takımlar artık sadece daha hızlı parça tasarlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu parçaları ne zaman üretmenin bütçe açısından mantıklı olduğuna da karar vermek zorunda.
Williams için hedef net: aracı hafifletmek, performansı artırmak ve bunu mevcut parça stoklarını boşa harcamadan yapmak. Vowles’a göre teknik çözüm hazır, ancak maliyet sınırı bu çözümün piste ne kadar hızlı yansıyacağını belirleyen ana faktör olmaya devam ediyor.