Segmentlerde benchmark olarak görünen modeller vardır. B Segmentinde ise sürüş zevki, yol tutuş ve keskinlik denilince akla ilk gelen marka MINI’dir. Japonlarda MINI’deki bu özellikleri konfor ve uygun fiyatlılık ile birleştirmiş ve sonuçta bu mükemmel araç olan Suzuki Swift’i ortaya çıkartmış.

Benchmark testleri hep amiral gemilere göre yapılır ancak, istekler ve sundukları ile bu amiral gemileri değişebilir. Sürüş otomobilleri farklı, konforlu otomobiller farklı, güçlü otomobiller farklı olarak segmentlerinde ayrılırlar. MINI’de sürüş zevki konusunda en uygun fiyatlı otomobillerin en üstünde her zaman yer alır. Ancak tahtı başkasına devretmek üzere. Hem de ondan çok daha uygun fiyatlı bir Japon’a. Suzuki Swift’i geliştirirken MINI’nin bu bencilliğini bitirmeyi ve kendisini geliştirmesini istemiş olmalılar. Çünkü bir otomobili hem konforlu hem de eğlenceli bir sürüş otomobili haline getirmeyi başarmışlar.

Suzuki Swift’in tasarımından başlamamış gerekirse, şirin görünen bir otomobille karşı karşıya olduğunuzu söyleyebilirim. Yuvarlak hatların bolca kullanıldığı Swift’te kocaman gözleri andıran farlar karşımıza çıkıyor. LED teknolojisi ile donatılan farlar aracın güncel standartları sağlamasını da sağlıyor.

Ön tasarımda dikkat çeken bir detay ise logonun yanına konumlandırılan radar. Bu radar tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor ve Swift’in güvenliğini vurguluyor. Aynı zamanda tüm donanımlarda standart olarak sunulan Adaptif Cruise Control sistemini de bu radar sisteminin yönettiğini vurgulayalım.

Yan tarafa geçtiğinizde ise Swift’in gerçekten küçük ve şirin bir otomobil olduğunu fark ediyorsunuz. Yuvarlak hatların devam ettiği yan tarafta 16 inç jantlar sunuluyor. Bu jantların küçük olması ise konfora inanılmaz büyük etki ediyor.

Arka tasarımda ise yuvarlak hatlarla birleşen keskin hatlar karşımıza çıkıyor. LED teknolojili stop lambaları, bagajın üstünde adeta bir spoileri andıran çıkıntı ile birleşiyor ve LED aydınlatmalarla güzel bir ambiyans oluşturuyor.

İç mekana geçtiğimizde ise bu kadar küçük görünen bir otomobilin ne kadar büyük olduğunu görebiliyoruz. Evet size de bir tezatlık gibi geldi değil mi? Ancak tasarım hileleri ve daha ince tutulan kaplamalar sayesinde Swift dış görüntüsünün aksine çok geniş bir iç hacim sunuyor. 2450 mm’lik aks mesafesinin asıl sebebi ise aracın en uç kısımlarına konumlandırılan lastikler. Bu sayede iç hacimden kazanan Swift, konforlu yolculukları da sunmayı başarıyor. Arka koltuklarda oldukça iyi baş ve diz mesafesi sunan otomobilde ne yazık ki arka koltukta oturanlar çok fazla düşünülmemiş. Sadece arka koltuk arkasındaki cepler ve ön koltukların arasında konulan bardaklık ile idare eden yolcular, bu otomobilin arka koltuğunu pek sevmeyebilirler.

Ancak ön koltuğa geçtiğinizde size gerçekten konforlu ve pratik bir otomobiller birlikte olduğunuz fark ettiriliyor. 9 inçlik multimedya ekranı Türkiye’de takılıyor ve android auto, apple car play özellikleri sunuyor. Aynı zamanda bir android tablet olarak kullanabildiğiniz bu sistem, çok stabil olsa da bazen ufak donmalar yaşayabiliyor. Kapı içlerindeki büyük cepler, klima kontrol ünitesi altında bulunan 2 adet bardaklık, seyahatlerinizde keyifli olmanızı sağlayan detaylar.

Sürücü koltuğuna geçtiğinizde ise Suzuki Swift’in en güzel yanlarını tadabiliyorsunuz. Bunlardan ilki yeni direksiyon simidinin görüntüsü. Aracın şirin yapısı ile uyumlu olan direksiyon simidinde de yuvarlak hatlar kullanılmış. Yine direksiyon zaten yuvarlak değil mi diyebilirsiniz. Evet direksiyon simidi yuvarlak ancak markalar direksiyon simitlerinin iç yapısı ile oynayarak farklı tasarımlar elde edebiliyor. Aslında Swift’in MINI’ye en çok benzeyen tasarım detayı direksiyon simidi. Yuvarlak airbag kapağı ve elinizin altındaki kontrol tuşları Swift’i kullanırken gözünüzü yoldan ayırmadan kontrolleri yapabilmenizi sağlıyor. Alışmakta oldukça kolay.

Suzuki Swift’in her noktasındaki yuvarlak detaylardan sonra ise sıra geldi sürüşe. Sürüşe geçmek için GLX Premium donanımında sunulan anahtarsız giriş ve çalışma sistemini kullanıyorsunuz. Küçücük olan anahtarı cebinizde ya da çantanızda bir yerlerde unutmanız ise olası. Çünkü aracın anahtarsız giriş sistemi kusursuz çalışıyor. Start-Stop tuşuna bastığınızda ise 1.2 litrelik Dualjet isimli atmosferik motor çalışmaya başlıyor. Sessiz bir yapısı olması ile öne çıkan bu motor, CVT şanzımanı D’ye takmanız ile birlikte sarsıntısız şekilde yola çıkmanızı sağlıyor. 83 beygir güç ve 107 Nm tork ile bu küçük Swift oldukça rahat hareket ediyor.

Ülkemizdeki yollar, her yerde olan radarlar ve trafik nedeniyle zaten hız yapamadığımız yerlerde size inanılmaz eğlenceli sürüşler sunabiliyor. Gaz tepkilerine ve direksiyon arkasındaki kulakçıkların tepkilerine oldukça hızlı tepki veren CVT şanzıman, aracın hızlanmasını oldukça kolaylaştırıyor. Yüksek devirde çok daha iyi yürüyen otomobilin en büyük avantajı CVT şanzıman. İlk defa bir CVT şanzımanın aracın hızlanmasını bu kadar aktifleştirdiğini görmüş oldum.

1.2 litrelik motorun Mild Hybrid sistemi ile uyumu ise mükemmel. Motora bir güç takviyesi yapmayan bu sistem, aracın motor gücüne ihtiyacı olmadığı durumlarda devreye girerek yakıt tüketiminizi oldukça aşağılara çekebiliyor. Fabrika verilerine göre ortalama 4.1 litre/100 km’lik tüketime sahip olan otomobil, bizim testimizde ise 5.2 litrenin üstünde bir tüketim değerine çıkmadı. Bu da virajdan viraja atlayarak eğlendiğimiz bir sürüşte mükemmel bir tüketim değeri.

Virajlardan bahsetmişken aracın direksiyon sistemi ve alt takımı o kadar güzel tasarlanmış ki, bu araçta virajlar inanılmaz eğlenceli olabiliyor. 16 inçlik küçük jantlarına rağmen Swift, oldukça iyi yol tutuyor ve size inanılmaz eğlenceler sunabiliyor.

Segmentinin en uygun fiyatları araçları arasında yer alan Swift’in fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir