Renault, yeni yüzünü tüm modellerine uygulamayı mükemmel bir şekilde tamamladı. Bu grubun son oyuncusu ise Captur oldu. Captur, yeni yüzüyle, yeni tasarım detaylarıyla tam bir Fransız oyuncağı olmayı başarmış.

Eski Fransız oyuncakları, ahşaptan yapılır ve üzerinde yüzlerce detaya sahip olurdu. Günümüz oyuncaklarından farklı olarak detaylara büyülenen çocuklardan daha fazla ebeveynler olurdu. Renault’ta 1.3 yıldır otomobil üreten bir marka olarak karşımıza çıkıyor. Bu dediğim oyuncaklardan daha uzun süredir, yetişkinler için oyuncaklar yani otomobiller üreten bu marka, artık teknoloji, tasarım, işlevsellik detaylarını bir arada mükemmel bir uyum ile sunmayı başarıyor. Bu sefer ise bu detayların hepsini Renault Captur’da görüyoruz. Evet ilginç gelecek ancak, dünyada büyüyen B-Crossover segmenti, markaların amiral gemilerinin artık gözden düşmesine neden oldu. Bu nedenle de daha çok kişiye hitap eden otomobiller yapılmaya başlandı. Renault’ta bu değişikliği yapan markalardan. Artık crossover segmentine daha çok yüklenen marka, gelecek otomobillerinin nasıl olacağını Captur ile bizlere göstermeyi başardı.

Captur’un dış tasarımı, sanki fazla heybetli ve güçlü bir otomobil imajı çizmeyi başarıyor. Bu imajın arkasında ise bir boşluk yok. Renault mühendisleri bu heybetli duran otomobili gerçekten de dolu dolu bir otomobil yapmayı başarmışlar. Captur, Renault’un yeni tasarım yüzüne en iyi adapte olmuş otomobil olarak karşımıza çıkıyor asında. C şeklindeki LED gündüz farları, içerisindeki LED farlar, yoğun kıvrımlara ve kaslara sahip tasarım detayları, onun şık bir otomobil olmasını da sağlıyor. Tampon üzerindeki aktif hava kanalları da motorun altındaki gücün detaylarını bizlere veriyor.

Yan tasarıma geçtiğimizde ise Captur’un araziye dönük kimliğini görüyoruz. Aslında tüm crossoverların olmazsa olmazı olan plastik dodikler ve kapı altı korumaları, Captur’da çok abartılmadan tasarıma yedirilmiş. Aracın sağ ve sol ön çamurluğunda yer alan hava çıkış ağızları da krom ve piyano siyahı detaylarla çizgisini çok güzel tamamlamış.

Arka tasarımda ise Captur’un geniş çamurlukları, C şeklinde tasarlanan stop lambaları ve krom detayları bizleri karşılıyor. Aynı zamanda yine arazi kimliğini ön plana çıkartmak için yerleştirilen plastik gri difüzör ve gerçek egzoz çıkışı aracın tasarımı tamamlamayı başarıyor. Arka tasarımdaki tek eleştirim ise marka logosunun içine konulan kamera olacak. Güzel bir gizleme alanı olsa da, arka görüntüde biraz çirkinlik yarattığını söylemeliyim.

İçeriye geçtiğimizde ise Captur’un konsept versiyonunun bire bir aynısı ile karşılaşıyoruz. İlk olarak Clio’da gördüğümüz direksiyon simidi ve 9,3 inçlik multimedya ekranı dışında hiç bir Renault modelinde görmediğimiz bir tasarıma sahip oluyorsunuz. Renault’un yüzen kokpit adını verdiği, üzerinde eşya gözü, usb ve vites değiştirme joysticki bulunan konsolun altı ise boşluk. Bu boşluk alan ise depolama alanı olarak güzelce tasarlanmış.

Aracın her detayında ise turuncu görüyoruz. Koltuklar, ön konsoldaki kaplama, yüzen konsolun çevresi tamamen turuncu kumaşla kaplanmış. Bu görüntü aracın içerisindeki kalite ve eğlence hissini de arttıran bir detay olmuş. Captur, o kadar çok detaya sahip ki, anlatmakla bitmez.

Öncelikle ilk dikkat çeken yeni vites joystickinden başlayalım. Bu sistem Renault’un Captur’da ilk defa kullandığı bir detay. Ancak tepki olarak biraz yavaş kaldığını söyleyebilirim. Alıştığınızda ise kullanımı gerçekten iç güdüsel ve normal geliyor.

Multimedya ekranı ve klima paneli ise Renault Clio ile birebir aynı. Apple Car Play ve Android Auto desteğine sahip olan bu ekranın kullanımı da oldukça kolay.

Captur’da olan bir diğer detay ise 10 inçlik gösterge paneli. Renk ve kalite anlamında gerçekten kusursuz olan bu ekran, sunduğu temalar ile de ilgi çekmeyi başarıyor. Dijital ekrandan gözünüzü ayırdığınızda ise direksiyonun arkasında yer alan sinyal ve silecek koluna gözünüz takılıyor. Ucundaki krom detaylar çoğu lüks markada görmediğimiz kadar kaliteli.

Captur’un etrafı krom kaplı Start-Stop tuşuna bastığımızda ise 1.3 tCe motor canlanıyor. Ülkemizde sadece 1.3 litrelik tCe motorla sunulan EDC şanzıman ise bu aracı tamamen değiştiriyor. Tüm donanımlarda 140 hp güce sahip olan motor, düşük devirlerde cansız gibi davransa da, yüksek devirlere çıktığınızda adeta çıldırıyor ve Captur’un yolu tırmalayarak gitmesini sağlıyor. Ancak 1.3 litrelik motorun ufak bir dezavantajı var. Aslında bu motor hacmi 1333 cc. Yani üst vergi dilimine katılıyor. Bu nedenle MTV ödemesinde küçük motorun bir avantajını yaşayamıyorsunuz.

Motorun canlılığı ve 7 ileri yeni nesil EDC şanzımanın mükemmelliğini ise 9,2 sn olan ancak çoğu test verisinde 8,7 sn civarında çıkan 0-100 km/s hızlanması kanıtlıyor. Tabi canlı bir motor diyince insanlar biraz korkuyor. Çünkü küçük hacimli turbo beslemeli motorlar yakıtları ile bazen can yakabiliyorlar. Özellikle de dur kalk trafikte inanılmaz tüketimlere sahip olan bu motorlar korkutabiliyor. Ancak 1.3 tCe motor, 1.0 tCe kadar can sıkıcı bir tüketim değeri sunmuyor. Günlük kullanımımız sonucunda 6,5 litrelik ortalama tüketime sahip olan bu motor, uzun yolda ise 4.5 litrelik tüketim değerlerine kolaylıkla ulaşmanızı sağlıyor.

Tabi bu heyecanlı motorla gazlamak istediğinizde ise durum biraz değişiyor. 13-14 litre gibi tüketim değerlerine ulaştığınızda ise kendinizi yerden yüksek bir otomobille virajdan viraja atlarken, düzlüklerde gazlarken buluyorsunuz. Neden viraj dediğimi ise açıklayayım. Captur’un süspansiyonları o kadar güzel ayarlanmış ki, sert desem sert değil, yumuşak desem yumuşak değil. En güzel böyle tarif edebilirim sanırım. Küçük ve orta büyüklükteki darbeleri mükemmel sönümleyen süspansiyonlar, büyük darbelerde limitlerine kolaylıkla ulaşıyor, ancak bu aracın çok fazla yatmamasına ve virajlarda eğlenceli bir sürüş yapmanıza neden oluyor.

Direksiyon sisteminin yapay olan hissiyatı da çok büyük bir problem oluşturmuyor. Bu nedenle kendinizi virajdan viraja limitlerde gezerken bulabiliyorsunuz.

Eğer gençseniz, orta yaşlı ya da yaşlıysanız, içinizde enerji kırıntıları dahi varsa Captur tam size göre bir otomobil. Günün sonunda turuncu rengin yarattığı ambiyans ile tüm stresinizi unutup yüzünüz gülerek ineceğiniz bir otomobile sahip olacaksınız.

Captur fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.