The Landrovers tarafından geliştirilen Panterra, klasik Land Rover Defender’ı dört motorlu elektrikli bir restomod’a dönüştürürken 375 mil WLTP menziliyle öne çıkıyor. Hollandalı butik üretici, projeyi yedi yıllık geliştirme sürecinin sonucu olarak tanımlıyor ve aracın yalnızca kısa mesafeli bir gösteri otomobili değil, günlük kullanıma uygun gerçek bir elektrikli araç olarak tasarlandığını belirtiyor.
Panterra’nın teknik temelinde 200 kWh kapasiteli büyük bir batarya paketi yer alıyor. Kaynak, satışta olan bu büyüklükte bataryalara sahip araçlar arasında GM’nin Ultium tabanlı Hummer ve Cadillac Escalade EV modellerini örnek gösteriyor. Panterra’nın yaklaşık 6.400 pound ağırlığında olduğu, bu nedenle söz konusu büyük elektrikli araçlardan daha hafif kaldığı belirtiliyor.
Üreticinin açıkladığı 375 millik WLTP menzili, kaynakta bazı Tesla versiyonlarıyla karşılaştırılıyor. Buna göre Panterra; 314 mil menzilli arkadan itişli baz Model Y, 360 mil menzilli Model Y Performance, 332 mil menzilli arkadan itişli baz Model 3 ve 354 mil menzilli Model 3 Performance’ın üzerinde bir değere sahip. Bu karşılaştırmalar, farklı araç sınıfları ve gövde yapıları arasında doğrudan bir eşdeğerlik kurmaktan çok, Panterra’nın iddia edilen menzil seviyesini göstermek amacıyla veriliyor.
Araçta her tekerleğe yerleştirilmiş dört elektrik motoru bulunuyor. Gerçek zamanlı tork yönlendirme sistemiyle çalışan bu motorlar toplam 600 beygir güç üretiyor. Kaynağa göre Panterra, 62 mil/s hıza 5,5 saniyede ulaşabiliyor. The Landrovers ayrıca aracın 50:50 ağırlık dağılımına sahip olduğunu belirtiyor.
Kaynak, 600 beygirlik toplam gücün diğer bazı dört motorlu elektrikli araçların gerisinde kaldığını da not ediyor. Karşılaştırma için 1.000 beygirlik Ferrari Luce ile Rivian R1 Quad anılıyor. Buna rağmen haberde açıklanan hızlanma değerinin, bu kadar ağır ve köşeli gövdeli bir araç için yeterli olduğu değerlendiriliyor.
Panterra’nın klasik Defender karakterinden daha kontrollü bir sürüş sunması için alt şasiler tamamen yeniden ele alınmış ve her iki aksta bağımsız süspansiyon kullanılmış. Helezon yay veya hava süspansiyonu seçenekleri sunulan araçta, bu projeye özgü elektrik destekli direksiyon sistemi de bulunuyor. Kaynak, değişikliklerin Panterra’yı geleneksel Defender’lardan daha sıkı ve dengeli hissettirmesinin beklendiğini aktarıyor.
Top Gear’ın değerlendirmesine atıfta bulunan haberde, Panterra’nın asfalt üzerindeki sürüşünün beğenildiği belirtiliyor. Buna karşılık arazi performansının henüz ayrı bir soru olduğu vurgulanıyor. Dört motorlu düzen, tork yönlendirme, bağımsız süspansiyon ve yeniden tasarlanan şasi, zorlu zemine yönelik teknik bir temel sunuyor; ancak kaynakta ayrıntılı bir arazi testi sonucu yer almıyor.
Panterra’nın başlangıç fiyatı yaklaşık 570.000 dolar olarak veriliyor. İç mekânda işlenmiş alüminyum, yüksek kaliteli deri ve kapsamlı trim uygulamaları kullanıldığı belirtiliyor. The Landrovers’ın daha önce çok sayıda Defender restomod’u hazırladığı, bunların çoğunda benzinli LS V8 motor dönüşümlerini tercih ettiği aktarılıyor. Elektrikli Panterra’nın ise yan proje olmadığı ve yedi yıllık geliştirme sürecinin sonucu olduğu vurgulanıyor.
Elektrikli motora dönüştürülmüş klasik Land Rover projeleri yaygın olsa da Panterra; geliştirme süresi, batarya kapasitesi, menzil iddiası ve yeniden tasarlanan şasisiyle ayrışıyor. Kaynağın açık bıraktığı temel konu, aracın asfalt dışındaki performansının açıklanan teknik özelliklerle ne ölçüde örtüşeceği.