Eskiden spor bir coupe olarak tanıdığımız Ford Puma, markanın B-SUV stratejisi doğrultusunda kaslı ve yüksek bir crossover olarak yollarda salınıyor. Porsche Macan'ı andıran yüksek konumlu kurbağa gözü LED farları ve geniş ızgarasıyla, trafikte sevimli ama bir o kadar da agresif bir duruşu var. Otomotiv haberciliğinde B-SUV'ların genellikle tasarım uğruna sürüş dinamiklerinden feragat ettiğini yazarız; ancak Puma, Fiesta platformu üzerine inşa edilmenin tüm avantajlarını dış tasarımının atletik yapısında gururla sergiliyor. Sınıfındaki en "sürüş odaklı" görünen araçlardan biri.
Mekanik açıdan kaputun altında ödüllü 1.0 litrelik EcoBoost motorun 125 beygirlik hafif hibrit (mHEV) versiyonu yatıyor. Eski bir servis yöneticisi olarak bu 3 silindirli bloğun dayanıklılığını ve yıllar içindeki evrimini yakından bilirim. 48V entegre marş jeneratörü, kalkışlardaki turbo boşluğunu harika bir şekilde dolduruyor. 7 ileri çift kavramalı Powershift şanzımanla birleştiğinde, 1280 kg'lık bu hafif gövdeyi inanılmaz bir iştahla hızlandırıyor. Motorun o karakteristik 3 silindirli homurtusu, aracı kullanırken sizi adeta spor bir otomobildeymişsiniz gibi hissettiriyor. Yakıt tüketimi ise sakin otoyol sürüşlerinde 5 litrenin altını çok rahat görüyor.
İç mekan, Ford Fiesta'nın biraz daha yüksek ve modifiye edilmiş hali. Makyajla birlikte gelen SYNC 4 altyapılı 12 inçlik devasa yeni dokunmatik ekran, ön konsola çok modern bir hava katmış. Malzeme kalitesi B segmenti standartlarında; dokunulan yerler yumuşak, alt kısımlar ise sert plastik. Ancak Puma'nın asıl vurduğu yer pratiklik. 456 litrelik bagajın altında, "MegaBox" adını verdikleri yıkanabilir (altında tahliye tapası olan) 80 litrelik ekstra bir çukur var. Çamurlu çizmelerinizi, pazar alışverişlerinizi veya gayrimenkul tabelalarınızı dikine koymak için eşsiz bir mühendislik zekası. Arka diz mesafesi ise ne yazık ki platformun doğası gereği biraz kısıtlı.
Sürüş dinamiklerinde Puma, açık ara sınıfının kralı. Ford'un efsanevi direksiyon hissiyatı ve şasi dengesi, bu aracı virajlı yollarda kullanmayı bir zevk haline getiriyor. Süspansiyon sistemi (özellikle ST-Line donanımında) oldukça sert ayarlanmış; bu sayede araç virajlarda hiç yatmıyor ve burnunu inanılmaz bir kararlılıkla virajın içine sokuyor. Ancak bu sportifliğin bedeli olarak şehir içi çukurlarda ve kısa tümseklerde kabin içine sert darbeler alıyorsunuz. Yalıtım konusu B sınıfı ortalamalarında; rüzgar sesi izole edilse de sportif motorun sesi kabine bilerek alınmış gibi.
Özetle Ford Puma, sadece A noktasından B noktasına gitmek isteyen değil, her virajda yüzünde ufak bir tebessüm oluşmasını isteyen sürücüler için üretilmiş bir B-SUV. Arka koltuk genişliği sizin için birincil öncelik değilse; ödüllü EcoBoost motoru, olağanüstü sürüş dinamikleri ve MegaBox bagajıyla mantığın eğlenceyle buluştuğu harika bir günlük yol arkadaşı.