D-Sedan pazarının tartışmasız en dominant oyuncularından biri olan Skoda Superb, dördüncü nesliyle "evrimsel tasarım" felsefesinin ders kitabını yazıyor. Volkswagen Passat'ın sedan karoserle aramızdan ayrıldığı bu dönemde, Superb adeta bu sınıfın tek büyük hükümdarı olarak kaldı. Gazetecilik geçmişimden kalma o detaycı gözle ve oto servis yöneticiliği yıllarımın mekanik titizliğiyle baktığımda, bu otomobilin aslında büyük sürprizler vadetmeyen, ancak vaat ettiği her şeyi kusursuz yapan bir mühendislik ürünü olduğunu görüyorum. Tasarım dili eskisinden çok da uzaklaşmadan sadece biraz daha keskinleştirilmiş.
Motor tarafında ise Volkswagen grubunun kendini kanıtlamış 1.5 TSI ünitesi, hafif hibrit (mHEV) teknolojisiyle rafine edilmiş. ACT (Aktif Silindir Yönetimi) sistemi sayesinde araç, düşük yük altında iki silindiri kapatarak ciddi yakıt tasarrufu sağlıyor. DSG şanzıman ise kalkışlardaki o meşhur mikro sarsıntılarını büyük ölçüde atlatmış durumda; hafif hibrit sistemin sağladığı destek DSG'nin kararsızlıklarını örtbas etmekte harika bir iş çıkarıyor. Performans açısından 150 beygir bu devasa gövdeyi bir roket yapmıyor ama uzun yolculuklarda kesinlikle nefesi kesilmiyor.
İç mekanda Skoda, geleneksel ile moderni harmanlayan şahane bir "Smart Dials" (Akıllı Kadranlar) çözümü bulmuş. Tamamen dokunmatik ekranlara geçip kullanıcıyı çileden çıkaran markaların aksine, Superb klimayı ve ses sistemini kontrol edebileceğiniz çok fonksiyonlu dijital ekranlı fiziksel çevirmeli butonlar sunuyor. Bu, sürüş ergonomisi açısından yılın en iyi yeniliklerinden biri. Arka koltuk diz mesafesi ise yine "makam aracı" standartlarında; bacak bacak üstüne atarak seyahat etmek sıradan bir durum. 645 litrelik devasa liftback bagaj kapağını açtığınızda ise adeta bir mağara ile karşılaşıyorsunuz.
Yolda giderken Superb, her zamanki gibi bir Alman otobanı kruvazörü edasında süzülüyor. Dinamik Şasi Kontrolü (DCC Plus) sistemi yeni nesille birlikte çift valfli amortisörlere kavuşmuş. Bu sayede konfor modunda gerçekten bir sihirli halı etkisi yaratırken, spor modunda bu kadar büyük bir arabanın şaşırtıcı derecede az yatmasını sağlıyor. Ancak direksiyon hissi hala biraz fazla yapay; yolu okumaktan ziyade size izole bir konfor sunmaya programlanmış.
Sonuç olarak yeni Skoda Superb, otomobil pazarındaki çılgın tasarımlı elektrikli SUV furyasına karşı dimdik ayakta duran, rasyonel bir dev. Heyecan verici mi? Hayır. Ancak geniş bir aileniz varsa, uzun yollara çıkmayı seviyorsanız ve premium algısını daha makul bir bütçeyle yakalamak istiyorsanız, sınıfında gerçekten bir alternatifi kalmadı.