Kadjar'ın pabucunu dama atarak C-SUV segmentine inanılmaz iddialı bir giriş yapan Renault Austral, markanın kalite algısını adeta tek başına yukarı çekiyor. Dış tasarımında "Nouvelle Vague" akımını çok net görüyoruz. Keskin hatları, kaslı omuzları ve yola sağlam basan geniş duruşuyla premium bir otomobil edasına sahip. Şahsen İtalyanca ve farklı Avrupa dilleri öğrenirken otomobil tasarımlarının ne kadar evrensel bir dil konuştuğunu bir kez daha anlıyorum; Austral dışarıdan bakıldığında doğrudan "Ben kaliteli bir Avrupalıyım" diyor. Özellikle Esprit Alpine donanımındaki o mat gri renk ve mavi detaylar, arabayı sokakta görenlere bir daha baktırıyor.
Mekanik açıdan kaputun altında Mercedes-Benz ile ortak geliştirilen 1.3 litrelik TCe motorun 160 beygirlik 12V hafif hibrit versiyonu bulunuyor. Eski atölye tecrübelerimden bu bloğun ne kadar sağlam ve performanslı olduğunu çok iyi bilirim. Jatco üretimi 7 ileri oranlı X-Tronic (CVT) şanzımanla eşleşen bu motor, 1464 kg'lık aracı şehir içinde çok tatlı bir akıcılıkla hareket ettiriyor. CVT şanzımanların o meşhur bağırma huyu bu araçta ustaca törpülenmiş, sanki tork konvertörlü bir şanzımanmış gibi sanal vites geçişleri yapıyor. Yakıt tüketimi ise böylesine hacimli bir araç için 6.2 litrelik karma tüketimle oldukça kabul edilebilir seviyede.
Kabin içine geçtiğinizde Renault'nun gerçekten sınıf atladığını hissediyorsunuz. L formundaki "OpenR" devasa ekran mimarisi (12.3 inç gösterge + 12 inç dikey multimedya) göz alıcı. Google Automotive altyapısı sayesinde navigasyon ve sesli komutlar inanılmaz hızlı ve kusursuz çalışıyor. Ortadaki devasa kızaklı el desteği (vites kolunun direksiyona alınmasıyla açılan alan) bir uçak kokpiti hissiyatı veriyor. Alcantara kaplı direksiyon ve mavi dikişli koltuklar, kabindeki lüks hissini arşa çıkarıyor. Kaydırılabilir arka koltuklar sayesinde 500 litrelik bagajı 575 litreye kadar büyütebilmek aileler için harika bir pratiklik.
Sürüş dinamiklerinde Austral'in en büyük silahı opsiyonel olarak sunulan "4Control Advanced" (Dört Tekerlekten Yönlendirme) sistemi. Bu sistem, arka tekerlekleri düşük hızlarda ön tekerleklere zıt yönde çevirerek, 4.5 metrelik bu devasa SUV'un Esenyurt'un veya İstanbul'un en dar sokaklarında bir Clio edasıyla manevra yapmasını sağlıyor. Yüksek hızlarda ise arka tekerlekler önlerle aynı yöne dönerek şerit değişimlerini inanılmaz stabil kılıyor. Yalıtım harika, süspansiyonlar ise Fransız konforunu Alman tokluğuyla harmanlamış durumda.
Özetle Renault Austral, teknoloji, tasarım ve iç mekan kalitesi konusunda segmentindeki Peugeot 3008 ve VW Tiguan gibi devlere çok sağlam bir alternatif. Akıcı Google altyapısı, göz alıcı tasarımı ve kendini kanıtlamış motoruyla, premium hissini mantıklı bir fiyata arayan sürücüler için listenin en üst sıralarında yer almayı sonuna kadar hak ediyor.