Bazı markalar ülkemize otomobillerini ne yazık ki çok geç getiriyorlar. Hatta o kadar geç ki, Nissan Micra modelini satışa sunulduktan 2 sene sonra ülkemizde satışa sunabildi. Bizler de bu kadar geç gelen otomobili pandemi nedeniyle oldukça geç test edebildik. Bakalım Yaklaşık 5 yaşındaki Micra halen rakipleri ile boy ölçüşebiliyor mu?

Pandemi hepimizi çok fazla etkiledi. Bu etkilerden biri de aslında bizim test programlarımız oldu. Çoğu marka bizlerin sağlığını düşünerek pandemi döneminde testlerine ara verdi. Durum böyle olunca da bazı otomobilleri çok geç test etmek zorunda kaldık. Nissan’ın ülkemize 2 yıl sonra getirdiği Micra’da aslında son dönemde test ettiğimiz en yaşlı otomobil. Nedeni ise modelin 5 yaşında olması.

5 yaşında bir otomobili neden test ettiniz diye soracak olursanız, Nissan Micra, satış fiyatı ile rakiplerinden farksız duran bir otomobil. Bu kadar yaşlanmış bir otomobil için fiyatın bu denli yüksek kalması da bizi şaşırttı ve güncel rakiplerine göre Nissan Micra nasıl onu merak ettik.

Kullanmış olduğumuz test otomobili de yaklaşık 3 yaşındaydı ve 30 bin km’yi geride bırakmıştı. Biz basına verilen bir test otomobili için 30 bin km, standart bir kullanıcının 200 bin km’deki otomobili ile benzer kondisyonda oluyor genelde. Ancak bazı markalar bu araçların bakımını bakım zamanlarından önce yaptırarak araçlara daha iyi bakıyor. Nissan’da bu markalardan birisi. Micra’nın dış tasarımından başlayalım. Nissan’ın yeni tasarım felsefesine sahip olan Micra, LED gündüz farları dışında günümüz teknolojisini gösteren bir dış detaya sahip değil. Keşke bu kadar yıl sonrasında ufak bir makyajla LED farlara sahip olsaydı. Bunu dememin nedeni ise halojen farların aydınlatmalarının şehir dışı yollar için çok yeterli olmaması.

Yan tasarımda ise artık kambur yapılı bir Micra yerine daha segmentine benzeyen bir Micra bizi karşılıyor. Önceden bir kaplumbağayı andıran yapıya sahip olan otomobil, artık daha modern ve çekici çizgilere sahip. Arka tasarımda ise köşeli hatlara sahip olan Micra, eski nesline göre hem daha modern, hem de oldukça farklı görünüyor.

Ancak bu tasarım detaylarının da günümüzün hızına yetişemediğini söyleyebilirim. Neden ise aracın gündüz farları haricinde her noktasında halojen ampullere yer verilmiş olması. Durum böyle olunca da Micra en “dolu” versiyonunda dahi günümüzün alt donanım otomobillerini andırıyor.

İç mekana geçtiğimizde ise klasikleşen Nissan çizgilerini görüyoruz. Bu klasikleşen detaylar ise; direksiyon simidi, kadranlar, multimedya ekranı ve klima kontrol ekranı. Bu çizgiler ne yazık ki heyecan yaratmıyor. Heyecan yaratan tek detay, sürücü koltuğunun kafalığına monte edilmiş olan BOSE PERSONAL ses sistemi. Bunda ise aracın sert plastik aksamları biraz cızırtıya neden olabiliyor.

Yüksek kilometreli olan test aracımız biraz fazla hırpalanmıştı ancak buna rağmen, araçta çok fazla trim sesi bulunmuyordu. Bu aracın parçalarındaki birleşim kalitesini bizlere gösteren bir detay.

Aracın en büyük teknolojik detayı ise multimedya ekranı olarak karşımıza çıkıyor. 7 inç boyutundaki ekranın görüntü kalitesi ne yazık ki çok düşük, 360 derece kamera sisteminin bulunması ise bu boyutlarda bir otomobil için gereksiz görünen ancak kullanımda çok pratik olduğunu gördüğünüz bir detay.

Aracın sürüşüne geçtiğimizde ise ülkemizde satılan tek motor seçeneği bizleri karşılıyor. 1.0 litrelik 3 silindirli motor, titreşimli çalışma karakterine sahip ancak yüksek devirlere çıkmadığınız zaman sessiz bir çalışma karakterine sahip. Sessizliği bozmak için ise gaza çok az basmanız yeterli olacaktır. X-Tronic ismi verilen CVT otomatik şanzıman, devri olabilecek en yüksek hale getirip aracı hızlandırıyor. Ancak bu şanzımanın en kötü yanı, günümüzdeki güncel CVT şanzımanlar gibi sanal vites geçişlerine sahip olmaması. Bu nedenle de aracın motor sesi belirli bir süre sonra baş ağrısına neden olabiliyor.

Şanzımanın can sıkıcı bu durumu, trafikte de baş gösterebiliyor. Aracın dur kalk trafikte sürekli stop edecekmiş gibi hareket etmesi çoğu zaman sizin keyfinizi kaçırabiliyor. Bu durumdan kurtulmak ise ne yazık ki imkansız. Stop-start sistemini kapattığınızda daha stabil hale gelen otomobil, yine de bu problemi yaşatabiliyor.

Bu detaylar dışında 1.0 litrelik motorun bu aracı yürütmeyeceğini ya da çok tüketeceğini düşünebilirsiniz. Çünkü bu motor, 92 beygir güç ve 160 Nm tork üretiyor. Aracı şehir içinde ve şehir dışında yaklaşık 1500 km kullanma fırsatı bulduk. Bu süreçte 300 litrelik bagaj ağzına kadar dolu, araçta 4 kişi seyehat etme fırsatı bulduk. Bu durumda dahi gitmemek için bir neden sunmayan Nissan Micra, yol tutuşu konusunda da bizleri şaşırtmayı başardı. Tüm bunların sonunda ise ortalam tüketim değerimiz 6,7 litreyi gösteriyordu. Bu kadar küçük bir otomobil için oldukça iyi olan bu tüketim değeri, aynı zamanda yoğun İstanbul trafiği ve yüksek hızda sürüşlerin sonucunda ortaya çıktı.

Nissan Micra alınmalı mı diye soracak olursanız da, bizce eski nesil olmasına rağmen eğer markaya düşkünlüğünüz varsa tercih edilebilecek bir otomobil. Ne yazık ki rakiplerinin de bir hayli gerisinde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir