Bazı otomobil markaları çatısı altında birden fazla markaya yer veriyor. Fiat Grubu (Günümüzde Stelantis) Jeep’i satın aldığı günden bu yana, markanın gelişmini hızlandırdı. Ancak bir sorun vardı. Jeep modelleri artık bir Amerikan otomobilinden çok Avrupa markası gibi görünmeye başlamıştı. İşte artık bu durum değişmeye başladı. Jeep markası Compass ile küçük segmentte de Amerikan olduğunu vurgulamaya çalışıyor.

Büyük otomobil markalarının birden fazla otomobil markasına sahip olması günümüzde çok alışıldık bir durum. Ancak bazı markalar bu durumu çok fazla abartıp, satın aldıkları markaları ana markaya benzetmeye çalışıyor ya da çok fazla ortak parça kullanımı ile alt markalarını kar ettirmeye çalışıyor. Fiat’ta bu markalardan birisiydi. Sahip olduğu Maserati’den Ferrari’ye, Jeep’ten Alfa Romeo’ya ortak parça kullanımını o kadar fazla yapan bir markaydı ki, alt markaların itibarı giderek düşmüştü. İnsanlar ben Maserati almak istiyorum Fiat almak istemiyorum diyordu resmen. Ancak bu durum artık değişti. Fiat grubu artık çok az ortak parça kullanımı ile otomobillerini üretiyor ve sizler bu ortak parçaları çok dikkat etmediğiniz sürece anlamıyorsunuz.

Jeep’te bu ortak parça kullanımından kurtulan markalardan. Önceki nesillerinde Fiat 500X, Fiat Egea, Fiat Doblo gibi otomobillerden alışılan parçaların çoğuna sahip olan Jeep markası, artık daha kendine özgü ve Amerikan detaylarına kavuştu. Bizler de bu arınmanın ilk örneklerinden olan Jeep Compass’ı test ettik. Jeep Compass, köşeli yapılarını yumuşak çizgiler ile ehlileştiren bir otomobil olarak karşımıza çıkıyor. Markanın büyük ağabeyi Jeep Grand Cherokee’den izler ve detaylar taşıyarak markanın yeni yüzüne de adapte olan Compass, artık Avrupalı olduğunu sadece motor seçeneklerinde gösteriyor. Artık 1.3 litrelik turbo motor seçeneği sunan otomobilin motoru da artık güncel teknoloji.

Tasarım, teknolojik detaylar ve güncellenen motorlar sayesinde artık daha modern olan Jeep Compass, aynı zamanda hibrit seçeneğe de sahip. Ancak ülkemizde kurlar ve vergiler nedeniyle sadece sipariş üstüne gelen Compass’ın 1.3 litrelik motora sahip olanında önden çekişli olması dışında tasarımsal bir değişikliği bulunmuyor.

Eski nesline göre daha ince yapıya sahip farları ile dikkat çeken Compass, far tasarımında da değişikliğe gitmiş. Artık farların üstünde çizgi şeklinde bulunan LED gündüz farlarına sahip olan otomobil, farlarında da LED teknolojisine yer vermiş. Xenon olan versiyonundan farksız bir aydınlatma sunan otomobilin, tampon tasarımı da değişmiş. Bu sayede aracın güncelliği vurgulanmış.

Yan tasarımda ise büyük bir değişiklik göze çarpmıyor. Yeni jant tasarımı 80. yıl versiyonuna özel olan otomobilin, LED teknolojisine kavuşan farları dışında arka tasarımında bir değişiklik sunulmuyor. Jeep’in belki de tüm otomobil markalarına örnek olması gereken bir detayı ise elektrikli bagaj kapağının kapatma tuşu oluyor. Kısa boylu kişiler ya da elleri dolu olan bir kişi için oldukça pratik olan bagaj kapatma tuşu, bagaj kapağı üstüne değil bagajın içerisine konumlandırılmış. Bu sayede zorlanmadan bagajı kapatmak mümkün hale geliyor.

İçeriye geçtiğimizde ise Jeep Compass’ın asıl yeniliğinin burada olduğunu görüyoruz. Yeni iç tasarımı sayesinde Fiat grubu otomobillerden tamamen ayrılan otomobilin, 10,1 inçlik tablet ekranı ve çok güzel görsellere sahip olan 10,25 inçlik dijital gösterge paneli aracın teknoloji adaptasyonunun mükemmel olduğunu gösteriyor.

Malzeme ve işçilikte artan kalite ise aracın lüks hissiyatının artmasını sağlamış. Ancak halen Jeep’in çözülebilen sıkıntılarından olan ufak trim sesleri araçta bulunuyor. JEEP yazısına sahip ön koltuklar, elektrikli ve ısıtmalı olarak geliyor. 80. yıl paketine özel olan donanımlar ile gerçekten lüks hissettiren otomobilin 360 derece kamera sistemi ise kusursuz çalışıyor.

Sürüşe geçtiğimizde ise 1.3 litrelik motorun sesini kabinde duymak gerçekten imkansız. Çok performanslı sürüş yapmak istediğiniz zamanda sesini iç mekana yansıtan motorun, gücü ise bu otomobil için oldukça yeterli. 150 HP güç ve 270 Nm tork üreten bu motor, 6 ileri DCT şanzıman ile gücü ön tekerleklerine aktarıyor. Önden çekişli olduğu için aslında bu otomobille araziye giremeyeceğiniz anlamına geliyor. Ancak yerden yüksek yapısı sayesinde hafif arazilerde yeterli performansı sergileyebiliyor.

Tüketim verilerine bakıldığında ise fabrika verilerine göre ortalama 6,6 litre tüketime imza atan otomobil, testimiz sonucunda 7,6 litrelik ortalama tüketime sahip oldu. Bunda yüksek hız, İstanbul trafiği ve şehirler arası yol kullanımının etkisi olduğunu söylemek gerekli.

Sürüşte bir dikkat çeken detay ise eski Jeep Compass’a göre daha konforlu hale gelen süspansiyonlar. Eski neslinde çok sert ayarlanan süspansiyonlar artık daha yumuşak ve konfora yönelik ayarlanmış. Bu sayede küçük ve büyük darbeleri güzel sönümleyen amortisörler araçta konforlu yolculuk yapmanızı sağlıyor. Serte dönük tercih edilen yaylar ise aracın çok fazla yatmasını engelliyor ve yol tutuşunda büyük bir kayıp yaşamamanızı sağlıyor.

Direksiyon ise aracın belki de en hissiz noktası. Aracın tekerleklerinde olan bitenden asla bilgi vermeyen direksiyon sisteminin hafifliği ise şehir içinde oldukça iyi ancak şehirler arası hızlarda biraz daha sert olmasını isterdim.

Jeep Compass, eğer benzinli bir SUV almak istiyorsanız, premium sınıfın fiyatlarına çıkmadan alabileceğiniz en iyi SUV’lardan bir tanesi. Denemenizi ve incelemenizi tavsiye ederim.

Jeep Compass fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.