Otomobillerin tarihi bazen fazlasıyla ilgi çekici olabiliyor. Alfa Romeo tarihi de şaşırtıcı hikayeler ve yarışçı bir ruh ile dolu. Böyle markaların SUV üretmesi ise kabul edilemezdi. Ancak tüm olay bu üretilen SUV’ları kullanana kadarmış. Bir Alfa Romeo kanına sahip SUV ne kadar iyi olabilir? Alfa Romeo Stelvio işte tüm bunların kanıtı.

Dünyada yükselen bir trend mevcut. SUV’ler. Günümüzün otomobil sevgisi nedir bilmeyen, onu sadece bir araç olarak gören ve tüketim çılgınlığının en büyük oyuncusu olan Z kuşağı bunun oluşmasını sağlayan grup aslında. Bu grubun istekleri sonucunda da SUV’ler artık dünyada çok satılmaya başladı ve insanların gündelik otomobilleri olmaya başladı.

Markalar bunu fark ettiklerinde üretimlerini hep SUV ve crossoverlar üzerine döndürdü ancak bu durum spor otomobil ya da sürüş zevki yüksek otomobil üreticileri bunu yapmayı reddetti. Bu durum öyle kısa sürdü ki ilk olarak Porsche bu segmente giriş yaptı. Porsche yaptığı atılım ile ilk başlarda çok fazla eleştiri alsa da günümüzün en çok satan spor SUV’lerini üretmeyi başardı. Bizleri daha çok şaşırtan ise Lamborghini’nin SUV üretmeye başlayacak olmasıydı. Spor bir SUV nasıl olur? Yakışmaz diyen herkesin ağzını açık bırakan bir SUV üretti Lamborghini. Sıra diğer İtalyan üreticilerdeydi.

Alfa Romeo’da yeni yapılanmasının ardından artık satmayan modellerini rafa kaldırdı. Yerine geçmişten gelen ismiyle herkesi şaşırtan bir modeli ortaya çıkarttı. Giulia. Giulia markanın amiral gemisi olacaktı ve özel versiyonlar ile eski Alfa Romeo ruhu tekrardan gün yüzüne çıkacaktı. Bu mükemmel bir şekilde de gerçekleşti. SUV pazarındaki artış Alfa Romeo’nun da dikkatini çekmiş olacak ki Giulia’nın sürüş karakterine ve dinamiklerine sahip bir SUV üretmek için de kolları sıvamış. Giulia tekrardan yollara çıktıktan sadece 2 yıl sonra Stelvio’da yollara hazır hale getirilmiş ve Alfa severlerin ilk başta tepkisini çekmişti.

Fakat bu durum Alfa Romeo’nun daha da güçlenmesine yol açacaktı. Çünkü SUV piyasasında spor özelliklere sahip, bu kadar güçlü ve dinamik bir SUV bulunmuyordu. İşte Alfa Romeo yine sportiflikte öncülüğünü konuşturmuş oldu.

Bugün konuğumuz olan Alfa Romeo Stelvio ise aslında aracın en baz motor seçeneğinin en güçlü versiyonu. Ülkemizde zaten Stelvio tek donanım ve tek motor seçeneği ile satışa sunuluyor. Gelin size Stelvio’nun tasarımını anlatalım.

Stelvio aslında daha kaslı ve yüksek bir Giulia gibi görünüyor. V şeklindeki Alfa Romeo’nun imzası olan ızgara (Trilobe) aracın kaslı görüntüsüne sportif bir kimlik katıyor. Trilobeye kadar uzanan farlar ise aracın olduğundan çok daha geniş görünmesini sağlıyor. Çok fazla kıvrıma sahip olan ön tampon ise göz yorucu olmak yerine İtalyan tasarımının ne kadar sofistike olduğunu bizlere gösteriyor. Aracın tasarımını etkilememek için sağ havalandırma ızgarası içerisine konulan radar sistemi ise gözden kaçmıyor.

Yan tasarımı ise İtalyan heykeltraşlığının bir ürünü gibi görünüyor, keskin çizgiler ile hafif kıvrımların birleştiği mükemmel bir ahenk yakalanan tasarımda çamurluk dodikleri ise bir SUV gibi kocaman değil küçük bir şekilde yapılandırılmış. Test aracımızda 20 inçlik 10 kollu bir jant bulunuyordu ve bu jantlar Stelvio’ya oldukça yakışıyordu. Jantların içerisinden görünen Alfa Romeo yazılı fren kaliperleri ise sportif ruha vurgu yapıyor. Ancak bu donanımın ücretli olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Stelvio’nun arka tasarımı ön ve yana göre biraz daha sade görünüyor. Bagaj kapağında bulunan devasa oval şekil bagaj kapağı üzerine entegre edilmiş minik bir sporiler ile hoş görünüyor. Yeni standartlar yüzünden kocaman egzoz kafalarının içerisinde küçücük kalan egzoz çıkışları ise biraz tatsız görünüyor.

Stelvio sportif bir SUV olmasına rağmen bagaj kapağının altında 525 litrelik bir hacim sunuyor. Kaliteli hissiyata sahip bir halı kaplaması ile kaplanan bagajın alt bölümü ise sanki bir kasa açar gibi açılıyor.

Alfa Romeo’ların en sevdiğim yanına geldik. Kırmızı iç mekanı. Bir Ferrari kırmızı gibi can alıcı olan bu iç mekan rengi sizi gerçekten cezbediyor. Her noktasında inanılmaz detaylar bulunan otomobilin arka koltuklarındaki dahi detaylara takılabiliyorsunuz. Egzoz çıkışı gibi tasarlanan arka havalandırmaların altında konfor ögesi olarak 2 adet USB çıkışı sunulmuş. Arka koltuklarında dahi yanal desteklere sahip olan otomobilin en zevkli kısmı sürücü koltuğu.

Bir spor otomobilden beklenen koltuk ayarlarına ve koltuk desteklerine sahip olan Stelvio, yine Alfa Romeo klasiği olarak kafalıklarla logo kabartmasına sahip.

Ön koltukların bu kadar iyi ayarlandığı noktada joystik vites, DNA sürüş modu tuşu, multimedya kontrol ünitesi ve ses açma tuşu gibi ögeleri el altına yerleştirmek profesyonelce yapılması gereken bir durumdu. İşte Alfa Romeo tasarımcıları bunları o kadar güzel yerleştirmiş ki, koltuk ayarınızı yaptıktan sonra yerinizden asla kıpırdamanıza gerek kalmıyor.

Ancak bunları yapmak için bazı fedakarlıklarda yapılmış. Araçta ne yazık ki bardak tutucunuz bulunmuyor. Bununla birlikte saklama gözleri de oldukça az. Ancak bu kadar sürüş odaklı bir otomobilde bu detaylara da çok takılmamak gerekli.

8,8 inçlik multimedya ekranı da tasarımın bir parçası olarak orta konsola eklenmiş. Bu boyutun çok ilginç geldiğinin sizde farkındasınızdır. Ekran öyle güzel yerleştirilmiş ki tasarımı asla bozmuyor ve araç çalışmazken simsiyah bir şekilde tasarımın parçası gibi görünüyor. Kadranlar ise günümüz trendlerini klasik yapı ile birleştirmiş. Analog kadranların arasında 7 inçllik bir ekran bulunuyor. Bu ekranda kadranlar arasına gelişi güzel yerleştirilmemiş. Kadranların etrafını çevreleyen bu ekranın görüntüsü de oldukça iyi.

Stelvio’nun en güzel detaylarından biri ise Ferrari’ler gibi direksiyon üzerinde bulunan start-stop tuşu. Bu tuşa basarak 2.0 litrelik motoru canlandırıyoruz. Bu motor küçük hacmine rağmen sportif ruhu o kadar güzel yansıtıyor ki, sabahları soğuk çalıştırma yaptığınızda Stelvio’yu bir spor otomobil sanmanızı sağlıyor.

Sürüşe geçtiğimizde ise sessiz sürüş karakterine sahip olan motor DNA tuşunu D moduna aldığınızda sanal sesle birlikte içeriye çok güzel bir tını vermeyi başarıyor. 280 beygir gücünü 5250 devirde veren motor 2250 d/d’da verdiği 400 Nm’lik tork nedeniyle ilk anlarda biraz ağır kalsa da sonrasında deli gibi bir karaktere kavuşuyor. Bu delilik sayesinde 0-100 km/s hızlanmasını 5,7 sn’de tamamlayan Stelvio, bu hızı çok iyi ayarlanmış fren pedalı ile hızlı bir şekilde 0’da indirebiliyor.

İnce sayılacak bir direksiyon simidine sahip olan Stelvio’nun yönlendirmeleri de oldukça iyi, tur sayısı düşük olan direksiyonun en büyük düşmanı ise 4×4 sistemi. Dönüş çapı çok fazla olan otomobilin, küçük yönlendirmelere cevabı ise gerçekten mükemmel. 4 çeker sistemi sayesinde de gücünü yola tam anlamıyla aktaran Stelvio, önden kayma potansiyeline sahip olsa da çekiş sisteminin ayarları sayesinde daha çok dört tekerlekten çok zevkli bir şekilde ve kontrollü bir şekilde kayıyor.

8 ileri otomatik şanzıman vites düşürmeleri hızlı yapsa da vites yükseltmelerde bazen yavaş kalabiliyor. Hızlı sürüşlerde devir kesiciye gelmeden hemen önce yaptığınız vites yükseltme hareketi aracın devir kesiciye girip yığılmasına neden olabiliyor ve manuel modda aracın vitesi yükseltmemesi size tam bir sürüş zevki veriyor.

Stelvio 20 inçlik jantlarına rağmen oldukça konforlu bir otomobil. Çalışma aralığı yüksek olan süspansiyonların yanında sert yay kullanılması aracın sekmeden daha iyi yol tutumasını sağlamış. Aynı zamanda hafif arazi sürüşlerinde de aracın daha iş görür olmasını sağlamış. Sert yaylar sayesinde virajlarda yana yatma eğilimi de düşük olan otomobilin, alüminyum gövdesi 1660 kg gibi bir ağırlıkta kalmasını sağlamış ve Stelvio’nun diğer SUV’lere göre büyük bir avantajı olmasını sağlamış.

Stelvio ülkemizde sunulduğu 2.0 litrelik benzinli motorla hızlı kullanılmarda fazla yakıt tüketebiliyor ancak sakin kullanımda bizler 10 litre/100 km gibi bir değer görmeyi başardık. Hızlı kullanımda ise 25 litre/100 km gibi bir değer görmeniz mümkün. 64 litrelik yakıt deposu ise 600 km civarında bir menzile sahip olsa da biraz daha büyük olmasını isterdik.

Eğer gerçekten sportif bir his, Ferrari ve Alfa Romeo mühendisliğinin bir arada sunulduğu bir SUV istiyorsanız, Alfa Romeo Stelvio kesinlikle tercih etmeniz gereken bir SUV.

Stelvio fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.