DS markasının halen ülkemizde erişmeye çalıştığı bir kitle var. Ancak ülkemizdeki insanlara gerçek lüksü uygun fiyatlı olarak sunduğunuzda ve markayı tam olarak anlatamadığınızda tüketiciyi çekemiyorsunuz. Bizler de ülkemizde lüks ve uygun fiyatlı olmasına rağmen yollarda çok göremediğimiz DS 7 Crossback’in E-Tense versiyonunu test ettik.

Ülkemizde lüks otomobil denildiğinde 3-4 marka dışında marka sayamayan insan sayısı çok fazla. Ülkemizde otomobiller ne yazık ki gösteriş için kullanılıyor. Lüks, otomobilin sundukları çoğu insan için hiç önemli değil. Bu durumda da ülkemizde ki bazı lüks otomobil markaları yüksek satış adetlerine sahip olamıyorlar. DS’de bu markalardan birisi. Sınırlı sayıda zengin insana ulaşabilen marka, ülkemizdeki zengin profilinin vasatlığından dolayı istediği konuma bir türlü gelemiyor.

Bizler ise bu güzel markanın, bu lüks otomobillerini herkesin tanıması için elimizden geleni yapacağız. Bu nedenle de sizlere bugün DS markasının ülkemizde en çok satan modelinin hem en performanslı hem de en az yakan modelini tanıtacağım. Bu güzelliğin adı ise DS 7 Crossback E-Tense.

Tasarımdan bahsetmek istiyorum öncellikle. DS’in bir numaralı önceliği kristaller. Lüks elmastan ve kristalden geçer diyor DS tasarımcıları. Bu nedenle aracın her detayında bu kristali, bu elmas görüntüsünü görmek mümkün. İnce farların içerisinde 3 adet kristal mercek, aracın kapı kilidini açtığınızda size görsel bir şov sunuyor. İnce yapıları ise zarifliği temsil ediyor. Bir şeyi güzel göstermek için büyük yapmak gerekmiyor diyor DS tasarımcıları.

Tamponda da aracın ön ızgarasında da devasa büyüklükler yok. Her tasarım detayı minimal olarak tasarlanmış. Ancak detaylar gerçekten dikkat çekici seviyede. Yan tasarımda da sade bir ütü izi var otomobilde. Yerden yüksek yapısı onun bir arazi canavarı olduğunu söylemez diyen tasarımcılar, yan tasarımda çok az sayıda plastik kullanmış.

Arkaya geçtiğimizde ise yine bir güzellik bizi karşılıyor. Elmas şeklinde detaylarla süslenmiş stop lambaları. Ön farlar gibi onlar da ince ve şık görünümlü. Krom bir parça ile de birbirlerine bağlı görünüyorlar. Aracın belki de en büyük detayı egzoz çıkışları. Kocaman olan egzoz çıkışlarının gerçek olması da oldukça güzel bir detay.

Lüksü daha dış detaylarından hissettiren DS 7 Crossback, iç mekana geçtiğinizde ise lüksü tam anlamıyla sizlere sunuyor.

Yumuşak dokulu deriden yapılan koltuklar, yine aynı deriden kaplanmış direksiyon, seçeceğiniz iç tasarım detayına göre yine elmas görünümlü dikişlere sahip koltuklar ve ön konsol. Hepsi sizin otomobil içerisinde en iyi hissiyatı almanız için tasarlanmış. Araçta dokunabileceğiniz tüm noktalar deri ile kaplanmış. Plastik olan aksamlar ise olabilecek en güzel hissiyatı veren plastik ile kaplanmış. Ancak bu dediğim noktalar aracın koltuklarının altına falan denk geliyor. Airbag kapağı bile deri yapılmış halde.

İçeride ise her detay elmas görünümünde. Orta konsolda yer alan cam açma kapama düğmelerinin üstü elmas görünümlü alüminyum ile kaplanmış. DS 7 Crossback’te 2 adet 12 inçlik ekran bulunuyor. Birisi 4 kollu direksiyon simidinin arkasındaki göstergeler. Diğeri ise orta konsola yerleştirilmiş ekran. Bu ekran üzerinden klima kontrolleri, E-Tense olan test otomobilimizin rejenerasyon özelliklerini ve telefonunuzu bağladığınızda aktif olan Apple Car Play ve Android Auto özelliklerini kullanabiliyorsunuz. Bu özellikleri kısa yollarla yapmak için ise DS, ekranın altına yine elmas tasarımlı dokunmatik kısa yol tuşları koymayı ihmal etmemiş. Aynı zamanda ortada yer alan ses açma kapama tuşu da sanki el işçiliği ile yapılmış küçük ve güzel bir detay olarak göze çarpıyor.

Multimedya ekranının üstünde ise aracı çalıştırmak için gerekli olan start-stop tuşu bulunuyor. Bu tuşa bastığınızda tuşun hemen üstünde bulunan B.R.M. marka saat zarif bir hareket ile açılıyor ve siz aracı sürdüğünüz sürece orada kalıyor.

DS 7 Crossback’te ana markası olan PSA grubundan gelen çok az detay var. Bunlardan birisi de vites topuzu. PSA’nın 8 ileri otomatik şanzımana sahip araçlarında kullandığı bu vites topuzu diğer modellerle birebir aynı. Ancak çevresi tamamen deri kaplı.

Diğer tuşlar ise koltuklar üzerindeki tuşlar. Bu hafıza, masaj ve yönlendirme tuşlarını alt yapı arkadaşı Peugeot 3008’den alıyor DS 7 Crossback. Diğer tüm detaylar ise DS markasına özel.

Sürüşe geçelim ister misiniz?

DS 7 Crossback’in ülkemizde 1.5 BlueHDI, 1.6 THP 180 HP ve 1.6 Hybrid versiyonu bulunuyor. Sadece E-Tense adı verilen Plug-in Hybrid sistemde 4X4 olarak alınabilen DS 7 Crossback, testimize de Plug-in Hybrid olan versiyonu ile eşlik etti.

Fransız Cumhurbaşkanı’nın da aynı motor seçeneğine sahip bir DS7 Crossback kullandığını unutmamak gerekli. 300 Beygir güç ile yürüyen bu otomobil, 1.6 litrelik motorundan 197 beygir güç ve 300 Nm tork üretiyor. 220 beygir güç üreten ön ve arka da bulunan iki elektrikli motor vasıtasıyla da hibrit fonksiyonunu aktifleştiren otomobilin tüm motorları devrede iken ürettiği ortak güç ise 300 beygir.

Bu 220 beygir güç ve 486 Nm tork üreten elektrikli motorlar sayesinde ilk hızlanma, ara hızlanma gibi anlarda inanılmaz atik olan DS 7 Crossback E-Tense, bu elektrikli motoru besleyen bataryaların dolu olması halinde 68 km’ye kadar elektrikli olarak hareket edebiliyor. Bu batarlayalı doldurmak için ise aracın dışarısında bir elektrik girişi bulunmakta. Ancak ben bununla uğraşamam diyorsanız, aracın motorunu jeneratör haline getirip aracın bataryalarını bu şekilde de doldurabiliyorsunuz.

Bir Hothatch’ten farksız hızlanma değeri sunan otomobilin şanzımanı ise 8 ileri. Şanzımanın hızlı geçişleri sayesinde performanslı kullanımda 5,9 sn’de 100 km/s hıza ulaşan otomobil, 220 km/s ile limitlenmiş maksimum hıza çıkabiliyor.

DS 7 Crossback E-Tense’in en büyük dezavantajı ise bataryanız bittiğinde ortaya çıkıyor. Bataryalar doluyken maksimum 3,5-4 litre civarında tüketim sergileyen otomobil, bataryalar bittikten sonra 10 litre civarında bir tüketim değerine sahip oluyor. Tabi bu durumda 45 litrelik küçük yakıt deposu ile birleşince çok fazla yakıt almanız gerekiyor.

Performanslı sürüşlerde bir diğer sorun ise haberleşme gecikmesinden yaşanıyor. Viraj içerisinde gazladığınızda aracın öncelikli olarak ön elektrikli motoru devreye giriyor, sonrasında ise benzinli motor devreye giriyor ve araç önden kaymaya başlıyor. Bunu fark eden otomobil ESP ile öne giden gücü kesiyor ve bu sefer de arka elektrikli motoru devreye sokuyor. Önden kayması duran otomobil elektrikli motorun yüksek torku nedeniyle bu sefer de arkadan kayıyor. Size yaklaşık 1.5-2 saniyelik aksiyon yaşatan otomobil, tüm haberleşme tamamlandığında ise verdiğiniz ufak bir kontra sonucunda virajdan ok gibi fırlıyor.

Hidrokinematik süspansiyon sistemi ve öndeki süspansiyon sertliğini ayarlayan kamera sayesinde inanılmaz konforlu yolculuk yapabildiğiniz DS 7 Crossback, Sport sürüş moduna aldığınızda süspansiyonları oldukça sert hale getiriyor ve yolu taramak yerine yolu tutmayı tercih ediyor.

Yumuşak ve özel tasarlanmış koltuklar sayesinde yapmış olduğum 1400 km’lik yolculukta DS 7 Crossback, uykun gelmiş olabilir uyarısı verdi. Bu uyarıyı ise direksiyon arkasında yer alan iki adet kızılötesi göz tarayıcı sayesinde ölçtü. Durum böyle olunca ben de aracın mükemmel çalışan adaptif hız sabitlemesini ve şeritten sapmamak için uğraşan şerit takip sistemini açtım. Sonuç ise en güvenli şekilde evime geri döndüm.

Hem güvenli hem konforlu hem de lüks bir otomobile çok uygun fiyatlara sahip olmak istiyorsanız DS 7 Crossback tam size göre bir otomobil. Hybrid seçeneğini ise ülkemizde ilk etapta tercih etmeyebilirsiniz ancak özellikle çok sık yurt dışına çıkıyorsanız ve Avrupa’da emisyon sınırlandırması olan bölgelere giriyorsanız kesinlikle tercih etmeniz gerekli.

Ayrıca DS 7’yi rezervasyon yaptırarak 24 saat test etme avantajınız da bulunuyor.

DS 7 Crossback fiyatlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.