Ülkemizdeki vergilendirme sistemi o kadar ilkel ki, günümüz otomobillerinin çoğunun ülkemize girişi ve satışı engelleniyor. Hacim esaslı vergilendirme nedeniyle düşük tüketimli, daha az emisyona sahip otomobiller ülkemizde ne yazık ki satılamıyor. Bu satışı zor olan otomobillerden biri de 2.5 litrelik motoruna rağmen hybrid sistemi ile çevreye de cebe de duyarlı olan Toyota RAV4. Bizler de bu otomobili sizler için inceledik.

Dünyada otomobil teknolojileri gelişirken, motor hacimleri artık yükselmeye başlıyor. Nedeni ise yeni emisyon normlarına küçük hacimli motorların uygun olmaması. Japon markalar da küçük hacimli motorlar yerine daha yüksek hacimli motorlarla daha verimli olduklarını görmüş olacaklar ki, artık küçük hacimde motor üretmiyorlar. Bunu fark eden markaların çoğu ise Japon markalar. Küçük hacimli motorlar, emisyonları azaltan yeni teknolojiler için uygun değil. Nedeni ise aracın egzoz gazı çıkışının çok kısıtlanması sonucunda hem motor ömrünün azalıyor olması hem de motor güçlerinin kısıtlanıyor olması. Bu nedenle markalar artık düşük tüketim değerlerine sahip otomobillerini genelde ülkemize göre yüksek hacimli motorlar ile sağlıyorlar.

Toyota’da bu markalardan birisi. Büyük otomobillerinde 2.5 litrelik atmosferik bir motor kullanan marka, ülkemizde satışta olan SUV’u RAV4 için de bu motoru kullanıyor. Durum böyle olunca da vergi sistemi maduru bir otomobil ülkemize girmiş oluyor.

Hibrit otomobiller için olan teşvik sistemine giriyor olmasına rağmen segmenti için oldukça yüksek bir fiyata sahip olan ve satın alım sonrasında motor hacmi üzerinden hesaplanan MTV yüzünden yıllık maliyeti inanılmaz yüksek olan RAV4’ü sizler için inceledik. Dış tasarımdan başlayacak olursak, RAV4 Toyota’nın yeni yüzünü bizlere gösteriyor. 2019 yılında tanıdıldığında Toyota’nın sıkıcı otomobil tasarımından kurtulan ilk modeli olarak karşımıza çıkan otomobilin Toyota için 2 önemli özelliği de var. Dünya’da en çok satan SUV’ların arasında yer alan RAV4, Amerika pazarı için de çok önemli bir oyuncu.

Bu nedenle Toyota’nın daha da üzerine düştüğü bu otomobil, köşeli tasarım çizgileri ile fazlasıyla agresif bir görüntüye sahip. Eski neslinde çok yumuşak çizgileri nedeniyle fazlasıyla Japon duran RAV4, artık sert çizgileri ile daha Amerikan ve Avrupai görüntüye sahip. LED teknolojisine sahip olan farları, çift renk opsiyonuna sahip olan gövde rengi ve yan tasarımındaki 5 kollu jantlar RAV4’ün bir Toyota olmadığını bizlere gösteriyor.

Aracın bir Toyota olduğunu anlamak için tek yapmanız gereken iç mekana geçmek. İç mekanda büyütülmüş bir Corolla ile aynı hazzı almanız mümkün. Fakat aracın plastik ve deri kalitesi aracın yapısıyla aynı oranda artmış. Yüksek kilometreye sahip olan test aracımız, tüm başından geçenlere rağmen sapasağlam ve sessiz bir yapıya sahipti. Malzemelerde de ufak deformasyonlar haricinde en ufak bir problem yoktu.

Aracın içerisine geçtiğinizde dikkat çeken ilk detay, aracın boyutları ile doğru orantılı olan klima kontrol tuşları. Fazlasıyla büyük tasarlanan bu kumanda elemanları, aynı zamanda tasarımı bozmadan çok güzel bir şekilde adapte edilmiş ve çevresi çamur lastiği görünümünde bir plastikle kaplanmış. Altında yer alan küçük vites kolu ve yanındaki çekiş sistemi düzenleyen kontrol tuşu ise pek uğraşılmamış gibi görünüyor. Hatta vites kolunun sağ tarafta olması, Japonya’da kullanılan sağdan direksiyonlu araçlar için yapılıp tasarımı hiç değiştirilmemiş gibi bir his sunuyor.

Aracın 2019 yılında tanıtıldığında sınıfında ilk sunduğu teknolojik detay ise kameralı ayna sistemi. Aracın arkasını göremeyeceğiniz şekilde kirlendiği noktada, aynayı alttan manuel bir şekilde kendinize çektiğinizde, arkada anten içerisinde bulunan kamera devreye giriyor ve temiz bir görüşe sahip olmanızı sağlıyor. İlk etapta alışması biraz zaman alan bu sisteme alıştığınızda ise normal ayna düzenine geçmek istemiyorsunuz.

Sürüşe geçtiğimizde ise 2.5 litrelik motorun inanılmaz sessiz çalıştığını söyleyebilirim. Hibrit sistemi ile de efektif olarak çalışan bu motor, aracın sadece ön tekerleklerine güç aktarıyor. Aracın 4 çeker sistemi ise arka tekerleklerde bulunan elektrikli motor sayesinde kullanılıyor. Aracı araziye sokma şansımız olmasa da gündelik kullanımda 4 çeker sisteminin oldukça iyi çalıştığını gördük. Ancak araç ani kalkışlarda önden patinaj çekmeye çok müsait bir yapıda.

Direksiyon hissiyatı konusunda bir Toyota’dan daha çok bir performans otomobilini andıran RAV4, sürüş dinamikleri konusunda da kendini çok üst seviyeye çıkartmış durumda. Eski neslinde inanılmaz derecede yumuşak süspansiyonlar nedeniyle çok fazla yatan ve çok iyi yol tutmayan RAV4, bu neslinde mükemmele yakın süspansiyon sistemine sahip olmuş. Bu sayede virajlara mutlu bir şekilde girebiliyorsunuz. Bu otomobili kullanırken diğer bir zevk ise son akaryakıt zamlarından sonra daha az yakıt tüketmek için uğraşmayacak olmanız.

Bizim testimizde toplamda 800 km yol yapma fırsatı bulduk. Bu süre içerisinde ise büyük bir 4X4 otomobil için çok düşük olan 6.5 litrelik ortalama tüketim değerine ulaştık. Aracın yakıt tüketmemek için uğraşıyor olması gerçekten sizi mutlu eden bir detay.

Eğer sizlerde düşük tüketimli, güzel gidişe sahip, iyi yol tutan ve yıllarca sorunsuz bineceğiniz bir SUV almak istiyorsanız Toyota RAV4 Hybrid’i kesinlikle listenin en üst sıralarına yazmalısınız.

Toyota RAV4 Hybrid fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.