Bazı otomobillerin ruhları eğlence üzerine kuruludur. Suzuki Jimny’de modeli de bu felsefenin en güzel örneklerinden. Küçük boyutlarına rağmen arazide çıkarttığı işlerle dünyanın en eğlenceli 4×4’leri arasına kendini yazdırıyor.

Otomobiller sizi A noktasından B noktasına taşımak için üretilmeye başlayan ancak bir süre sonra bu amaçtan sapıp, sizi A noktasından B noktasına en eğlenceli ve konforlu şekilde götürmeye yarayan araçlar olarak değişti. Bazı araçlar ise bu noktadan da sapıp dünyanın her yerine sizi götürebilecek hale geldi. Suzuki ise dünyanın her yerine yeterli ekipman ile inanılmaz eğlenceli gidebileceğiniz bir taşıtı tasarladı. 1970 yılında Suzuki’nin ilk arazi taşıtı olan LJ10 modeli tanıtıldı ve küçük yapısıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu araç sadece 25 beygirlik bir Mitsubishi motoruna sahipti. Suzuki’nin hiç beklemediği kadar çok sevilen araç 1982’de güncellendi ve Japonların meşhur Kei Car modellerinin arasında yer aldı.

Onu tüm dünya tanıdı;

Suzuki’nin dünya standartlarını tutturmak için iz genişliğini arttırdığı ve dünyaya Suzuki Samurai olarak tanıttığı yeni model ise dünyanın ilk tanıdığı Jimny modeli olarak kayıtlara geçti. 1997 yılında geldiğimizde Jimny artık 2018 yılına kadar üretilecek gövdesine kavuştu. Tokyo Motor Show’da tanıtılan bu araç, hem merdiven tipi bir şasiye sahipti hem de dört çeker sistemini koruyordu. 1.3 litrelik küçük bir motora, VVTi olarak adlandırılan değişken sübap zamanlaması sistemine sahip olan bu otomobil inanılmaz ilgi çekmişti.

Bayilerde bulunamayan otomobil

2018 yılında Suzuki Jimny’nin yeni nesli tanıtıldığında dünyadaki çoğu insan pandemi nedir bilmez haldeydi. Yeni motor seçenekleri ve AllGrip Pro isimli dört çeker sistemine sahip olan yeni Jimny, hem daha güçlü hem de çok daha modern görünüyordu. 2020 yılına kadar Avrupa’da resmen karaborsaya düşen model, satıştan kalkmasının ardından Avrupa’da çok daha değerli bir otomobil oldu. Suzuki ise çözümü bu aracı ticari hale getirerek buldu. Ülkemizde ise emisyon kısıtlamaları devrede olmadığı için çoğu Japon’un gördüğü şekilde Jimny ile birlikteyiz.

Jimny dış tasarımında halen ilk neslinin keskin hatlarına sahip olsa da artık günümüz teknolojilerine de sahip. Ancak bu size kolay bozulacak bir otomobil gibi hissettirmek yerine asla bozulmayacak bir otomobil gibi hissettiriyor. Küçük bir tank edasıyla gördüğü tüm arazilere girebilen Jimny, keskin hatları sayesinde arazi performansı konusunda da harika bir otomobil. Jimny’yi tasarım detayları ve sunduğu teknolojiler ile anlatmak yerine ne kadar eğlenceli olduğunu anlatmakla yazımı yayınlayacağım. Çünkü Jimny halen ne kadar modern görünse de, aslında eski teknolojilerin günümüze taşındığı ultra konforsuz ama ultra eğlenceli bir otomobil.

Ultra konforsuz yapısını zaten Jimny’nin yapısından algılayabilirsiniz. 3.5 metrelik uzunluğa ve 1.6 metrelik genişliğe sahip olan aracın yüksekliği ise 1.7 metre. Yani aracın genişliğinden fazla olan yüksekliği aracın aslında ne kadar dikkatli kullanılması gerektiğini size belirtiyor. Aynı zamanda küçük olan iç mekanı nedeniyle aracın koltuklarında uzun yolculuklar gerçekleştirmek gerçekten çok zor. Ancak, bu uzun yolculuklar arazide olacaksa o zaman işler tamamen değişiyor. Jimny’nin çekiş sistemi, aks genişliği ve aks aralığı aracın inanılmaz arazi kabiliyetlerine sahip olmasını ve arazide inanılmaz kıvrak olmasını sağlıyor.

Direksiyon sistemi arazi için yaratıldım diyen otomobilin, asfalt konforu gerçekten sizi yoracak seviyede. Ancak tüm bozuk zeminler Jimny için yaratılmış bir kaftan. Arazide kayboldunuz mu hiç dert değil. Kendinizi yüksek bir tepeye Jimny ile kolayca atabilirsiniz. Küçücük bir araçta 2 kişi seyehat ederken arka koltukları katlayıp kocaman bir bagaja sahip olabilirsiniz ancak 4 kişi oturmak gibi bir düşünceniz varsa o düşüncenizi yola çıkmadan terk etmelisiniz. Çünkü Jimny’nin arka koltuklarına 140 üzerinde bir yolcunun oturması imkansız. Bir şekilde oturdu diyelim o zaman da bagaj hakkınızın 2 sırt çantası ile dolacağını unutmamanız gerekli. Ancak Suzuki Türkiye bunların hepsinin farkında olduğu için Jimny’nin üstüne çadır, port bagaj, bisiklet taşıma aparatı gibi bir sürü ekipmanı sunuyor.

Bu sayede Suzuki Jimny’nin üstünde bir sürü yük ile gezebiliyorsunuz. Tabi bu durum 1.5 litrelik atmosferik motora ne kadar yükleniyor derseniz o sorunun cevabı ise yakıt göstergesinde oluyor. Boyutlarının aksine büyük bir yakıt deposuna sahip olan Jimny, ortalama 8.5 litre gibi bir yakıt tüketime sahip. Bunda en büyük etken ise 4 ileri olan otomatik şanzıman. 102 beygir ve 130 Nm torka sahip olan bu motor, aracı boş halde ve arazide inanılmaz derecede iyi taşırken içini biraz doldurduğunuzda yorulduğunu gösterebiliyor. Ancak Jimny eğlenceli bir otomobil ve 90’ı geçmeden 9 inçlik multimedya ekranınızdan açtığınız güzel müzikler ile çok eğlenceli ve nispeten daha ekonomik bir yolculuk yapmanızı sağlıyor.

İşin finansal durumuna geçtiğimizde ise Jimny ne yazık ki satın alım maliyeti de yüksek bir otomobil. Ancak bu bir zevk otomobili ve niş bir kitlenin sahip olmak istediği otomobil. Bu nedenle Jimny almak sizin planlarınızda varsa bütçeyi bir şekilde ayarlayabilirsiniz. Tabi arazide gitmek istiyorsanız yanında lastik, şnorkel gibi ekipmanlara da bütçe ayırmanızda fayda var.

Suzuki Jimny fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.