Otomobil markaları Avrupa’da düzenlenen emisyon kuralları neticesinde otomobillerinde bir takım güncellemelere gitmek zorunda kaldılar. Suzuki’de bu emisyon kurallarına uyabilmek için tüm modellerini mild hybrid teknolojisi ile güncelledi. Bu güncellemenin yanında Suzuki Vitara ise ufak bir makyaj operasyonu geçirdi.

Ülkelerin emisyon kısıtlamaları markaları son zamanlarda inanılmaz zorlamaya başladılar. Hızlı alınan kararlar neticesinde markalar da hızlı bir şekilde karar verdiler ve bu kararları hızlı bir şekilde modellerine uygulamaya başladılar. Bu teknolojik değişimleriyle birlikte otomobillerini de teknolojiye uyumlu hale getiren markalardan biri de Suzuki oldu. Suzuki’nin tüm modellerini mild hybrid olarak sunmasının ardından teknoloji konusunda da ufak değişiklikler yapmak zorunda kaldı. Japon minimalliğini teknoloji ile harmanlayan marka, Vitara modelinde de bunu çok güzel bir şekilde ön plana çıkartmayı başarıyor.

Öncelikle Vitara’da yapılan değişikliklerle başlayalım. Eğer daha önce bir Vitara kullandıysanız Suzuki Vitara’daki değişiklikler gözünüze çarpacaktır. Ancak aşina olduğunuz bir otomobil değilse bu değişiklikleri fark etmek zor. Suzuki Vitara’da göze çarpan ilk değişiklik yeni tasarımlı ve LED teknolojisine kavuşan ön farlar oluyor. Yeni dikey çizgili krom ön ızgara ile güzel bir uyuma sahip olan Vitara, artık biraz daha teknolojik duruyor.

Yan tasarımda ise yeni 17 inçlik jantlar ön plana çıkıyor. Tasarımı değişen jantlar aracın bir B-SUV yerine bir C-SUV kadar heybetli görünmesini sağlıyor. Arka tasarımda ise neredeyse hiç bir değişiklik yok. LED teknolojisine kavuşan yeni stop lambaları tek değişen detay olarak karşımıza çıkıyor. Arka tamponda ise aslında kimsenin fark edemeyeceği bir değişiklik mevcut. Ancak bunu değişiklikten saymak gerçekten çok zor.

İç mekana geçtiğimizde ise test aracımız olan GLX Premium donanıma özel detay dikkat çekiyor. Bu detay ise ortası süet kaplı olan koltuklar. Bu sayede sıcak yaz günlerinde derinizin yanmasını engelleyen otomobilin bu donanımdaki en büyük sorunu ise biraz fazla terletmesi.

Direksiyon simidi, ortada bulunan saat, malzeme kalitesi, vites topuzu, kadranlar gibi detayları eski nesili ile birebir aynı olan Vitara’nın en büyük değişikliği ise multimedya sisteminde. Aslında ülkemizde sadece 1 inç boyutu büyüyen ekran, artık android auto ve Apple Car Play destekli hale gelmiş. Bu yenilikler sayede kullanımı çok daha kolay olan ekranın kalitesinin artması da aracın kalite hissiyatının artmasına neden olmuş.

Sürüşe geçtiğimizde ise tüm donanımlarda standart olarak sunulan anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi ile aracı çalıştırabiliyorsunuz. Start-Stop tuşuna bastığınızda aktifleşen 1.4 litrelik BoosterJet isimli motor, sessiz bir çalışma karakterine sahip. Ancak klasik bir Japon otomobili olarak yalıtım eksiği olan Vitara, devir yükseldiğinde bu sessiz motorun sesini iç mekana yansıtmaya başlıyor. Trafikli sürüşlerde ise 48 V lityum-İon batarya sayesinde çok verimli çalışan bu motor, inanılmaz konforlu yolculuklar yapmanıza olanak sağlıyor.

Bu konforda tabi ki 6 ileri tork konvertörlü şanzımanın da payı oldukça büyük. Hızlı sayılmayan ancak yavaş da kalmayan vites geçişlerine sahip olan bu şanzıman, aracın ekonomik olması için elinden geleni yapıyor. Tabi bu durum 4×4 çekiş sistemine sahip olan test aracımızda sistemi Auto moduna alısanız geçerli. Eğer sport moduna geçiş yaparsanız şanzımanın ve gazın tepkileri anında değişiyor ve biraz daha hızlı tepki verir hale geliyor.

Eğer arazi moduna almak istiyorsanız da çekiş sistemi tuşunu arazi ayarına getirmeniz yeterli. Araç bu sayede tüm tekerleklerinde olan sensörleri takip ederek aracın güç dengesini düzenliyor. Bu sayede arazide de başarılı işlere imza atabiliyorsunuz. Ancak bu aracın safkan bir 4×4 olmadığını unutmamanız gerekiyor. Böyle bir iş için almanız gereken Suzuki modeli Jimny.

Sürüş özelliklerinden bahsetmişken, Suzuki Vitara ile geçirdiğim 1 hafta sonunda yaklaşık 1800 km yol deneyimi yaşama şansı buldum. Bu sayede aracın çoğu detaylarını da fark etmiş oldum. Araç yüksek hızlara çıkma konusunda oldukça fazla istekli. Ancak test aracımızda bulunan bisiklet taşıma kitinin yapmış olduğu ses nedeniyle çok fazla yüksek hızlara çıkamadığımı söylemem gerekli. Diğer bir durum ise aracın düşük hızlarda ve trafikte uzun yoldan daha düşük tüketim değerlerine eriştiği. Bunda da sürekli devreye giren Mild Hybrid sisteminin büyük etkisi var. Uzun yolda çok aktif olarak kullanamadığınız bu sistem, şehir trafiğinde inanılmaz efektif çalışıyor ve tüketiminizi önemli ölçüde düşürmenizi sağlıyor. Kullanım konforu ise B-SUV’ler içinde en iyi olan diyebilirim. Konforlu ayarlanmış süspansiyonları sizi virajlarda biraz korkutsa da, bozuk yollarda inanılmaz konforlu yol almanızı sağlıyor. Bu segmentte olan en büyük sorun olan konforu çok iyi çözmüş olan Suzuki, Vitara’yı gerçekten her noktaya ulaştırmayı sağlamış. Bana göre aracın en büyük eksiği teknolojik detaylar ve daha yüksek kalite. Onun dışında en ufak bir eksik hissetmeyeceğiniz bir otomobil Vitara.

4 çeker özelliğine sahip, yolda da arazide de işinizi görecek, boyutları ve 375 litrelik bagaj hacmi bana yeterli dediğiniz bir SUV almak istiyorsanız, Suzuki Vitara sizin işinizi rahatlıkla görecektir.

Suzuki Vitara fiyat listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.